Sosyal medyada son günlerde aynı soru dolaşıyor: “1 Kasım’da sosyal medya yasaklanıyor mu?” Böyle bir başlık görünce herkesin hesabının kapanacağını düşünmek mümkün. Oysa gündemdeki düzenleme, sosyal medyanın tamamen kapatılmasından farklı. Asıl konu çocukların platformlara erişimi, yaş doğrulaması ve bunların beraberinde getirdiği sorunlar.
Ne değişiyor?
Yayımlanan haberlere göre 1 Kasım 2026’da başlayacak düzenleme, 15 yaşından küçük çocuklara sosyal medya hizmeti sunulmasını engelliyor. 15–17 yaş grubuna ise gizli hesap ve canlı yayın sınırlaması gibi özel kurallar getiriliyor. Yeni hesaplarda e-Devlet üzerinden yaş doğrulaması öngörülürken mevcut hesaplar için 31 Mart 2027’ye kadar geçiş süresi tanınıyor. Yani “1 Kasım sabahı bütün hesaplar kapanacak” demek doğru değil.
Çocukları zararlı içeriklerden ve istenmeyen iletişimden koruma amacı anlaşılır. Fakat bir düzenlemenin amacı kadar, bunu nasıl gerçekleştirdiği de önemli.
Yaşımızı doğrularken mahremiyetimiz ne olacak?
Aktarılan sisteme göre platformlara isim veya kimlik numarası yerine yaş eşiğini gösteren bir belirteç iletilecek. Ancak platformun kimlik bilgimizi görmemesi, doğrulama sürecinin tamamında hiçbir mahremiyet sorunu olmayacağı anlamına gelmez.
Hangi kayıtlar tutulacak? Kimler erişebilecek? Farklı hesaplar arasında bağlantı kurulabilecek mi? İfade Özgürlüğü Derneği de açıklamasında doğrulama sürecindeki kayıtlar ve anonimlik açısından kaygılarını dile getiriyor. Bunlar sistemin kesinlikle kötüye kullanılacağını kanıtlamıyor; fakat açıkça cevaplanması gereken sorular olduğunu gösteriyor.
Hesabı kapatmak sorunu çözmeye yeter mi?
Bize göre yaş sınırı koymak, güvenli bir dijital ortam kurmakla aynı şey değil. Bir çocuğun hesabını kapatmak, karşılaşabileceği riskleri anlamasını sağlamıyor. Onu daha az denetlenen başka ortamlara yönlendirme ihtimalini de düşünmek gerekiyor.
Sosyal medya yalnızca eğlence alanı değil; öğrenmek, üretmek ve düşüncelerini paylaşmak için de kullanılıyor. Bu nedenle koruma politikaları hazırlanırken gençlerin görüşleri de dinlenmeli. Devletin görevi yalnızca sınır çizmek, platformların görevi de yalnızca yaş kontrolü yapmak olmamalı. Güvenli tasarım, etkili şikâyet mekanizmaları ve dijital okuryazarlık da işin içinde olmalı.
Yeni kurallar, yeni dolandırıcılık fırsatları
Bir başka sıkıntı da belirsizliğin kötüye kullanılabilmesi. DMM’nin açıklamasını aktaran Anadolu Ajansı, “Hesabınız kapatılacak” gibi mesajlarla sahte doğrulama bağlantıları gönderilebileceği konusunda uyarıyor. Gelen mesajlara şifre veya doğrulama kodu vermemek, işlemleri resmî kanallardan kontrol etmek önemli.
Sonuçta çocukların güvenliği ile mahremiyeti birbirinin alternatifi değil. Bizce iyi bir düzenleme, birini korurken diğerinden vazgeçirmemeli. Asıl soru yalnızca “Kim sosyal medyaya girebilecek?” değil; “Giren herkes için nasıl daha güvenli ve özgür bir ortam kurulacak?” olmalı.
Kaynaklar
- Cumhuriyet — 1 Kasım düzenlemesi ve yaş doğrulamasıwww.cumhuriyet.com.tr
- İFÖD — Yaş doğrulaması ve mahremiyet değerlendirmesiifade.org.tr
- Anadolu Ajansı — DMM’den sahte doğrulama mesajlarına karşı uyarıwww.anadoluajansi.gov.tr